1 - BOTAŞ'ın istediği
teminata senetli çözüm
İlk
olarak BOTAŞ'ın şirketlerden bir yıllık kullanım bedelini teminat
olarak istediğini hatırlatan Büyükekşi, "Bu konuda 30 Nisan'a kadar
süre almıştık. Biz teminat yerine borcunu zamanında ödeyen firmalardan
senet almalarını önerdik. Bu konudaki görüşmeler sürdü. Geçen hafta
BOTAŞ Genel Müdürü ve Enerji Bakanı ile görüştük. Artık borcunu
zamanında ödeyen firmaların vereceği senetler kabul
edilecek. BOTAŞ, kendi arasında bir toplantı yapıp önümüzdeki hafta
bunu açıklayacak" dedi. Bu noktada iki konuda mutabık kaldıklarını
belirten Büyükekşi, "Birincisi firmanın devlette alacağı varsa,
mahsuplaşma yoluyla ödeme yapılabilecek. İkinci olarak ise bazı
firmaların taksitlendirme gibi talepleri vardı. Bunu talep eden firmalar için de bankalarla anlaşacaklar. Banka
firmayı kredilendirecek ve borcunu BOTAŞ'a ödeyecek. Firma da bu
krediyi taksitle ödeyecek. Bu konudaki detayları BOTAŞ karara
bağlayacak" diye konuştu.
2 - İhracatçının alacağı
sigorta altına alınıyor
Yapılan
ihracattan dolayı yurtdışında bazı firmalarda zaman zaman alacakların
oluştuğunu belirten Büyükekşi, "Şu anda ihracatın yüzde 10-15'i sigorta
ediliyor. Biz TİM olarak Hernes, Coface ve Atradius olmak üzere 3 sigorta firmasıyla anlaştık.
İhracatın
yüzde 90'ının garantiye alınmasını sağlıyoruz. TİM aracılığıyla
başvuruda bulunanlara yüzde 10 da indirim yapılacak" dedi. Karşı
tarafın malı kabul
etiğini bildirdiği anda sigortanın başlamış olacağını belirten
Büyükekşi, "Bankaların bu paraları ödenene kadar geçecek süre zarfında
teminat olarak kabul
etmesi için çalışma yapıyoruz. BDDK'dan bu konuda izin istedik. O da
Türkiye Bankalar Birliği'ne yazı yazdı. Henüz üzerinde çalışılıyor.
Ancak kabul görecektir diye düşünüyoruz" dedi.
3 - Kredi Garanti
Fonu hayata geçiyor
Yaklaşık
3 aydır Kredi Garanti Fonu'nu (KGF) gündeme getirdiklerini belirten
Büyükekşi, "Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı, Başbakan ve Başbakan
Yardımcısı Nazım Ekren'den destek aldık. Sayın Nazım Ekren, 'Gözün
aydın hayata geçiriyoruz' dedi" diye konuştu. Merkez Bankası'nın faiz
indiriminin kredi faizlerine yansımadığından şikayet eden
Büyükekşi, "Fonlar 40 milyar lira büyürken, krediler 5 milyar lira
büyüdü. Bankalar kredi verme konusunda son derece seçici davranıyor.
Kredi isteyene banka vermiyor, bankanın vermek istediği kişilerse
faizleri yüksek buluyor. Kurun yükselmesinden dolayı da firmaların
teminat eksiği ortaya çıkıyor. Biz 'KGF ile yüzde 30'unu bankalar risk
etsin, yüzde 70'in devlet garanti etsin' istiyoruz. Bizim beklentimiz
yaklaşık 20 milyar lira ilave kredi olması. Çünkü kriz başlangıcında
bankaların 280 milyar lira kredi alacağı vardı. Şimdi 260 milyar liraya
düşmüş. İşte bu aradaki 20 milyar lira" dedi.
4 - Kaplan ve Porter'la 500
milyar dolara koşulacak
Dünyaca
ünlü stratejistler Robert Kaplan ve Michael Porter'ın Palladium isimli
bir şirketi olduğunu hatırlatan Büyükekşi, "Bu şirketle '2023 için
koyduğumuz 500 milyar dolar hedefine nasıl ulaşırız 'diye çalışma yapma
kararı aldık. Ne kadar anlaştığımızı söylemeyeyim ama ücret pazarlığı
iki ay sürdü. Hedefe ulaşmak için bir strateji belirlemek üzere
anlaştık. Çalışma başladı. 7-8 ay sürecek.
Her
sektörden 5, 10 ve 15 yıllık rakamlara ulaşmaları için hedefler
koymasını isteyeceğiz. Biz de çalışmayı bitirdikten sonra metodoloji
çıkartacağız. Strateji için yeni sektörler de olabilir. Ancak şu anda
23 sektör için 23 strateji belirlenecek. Ve bunlarda ne derece başarıya
ulaşıldığı takip edilecek. İhracatın strateji haritasını çıkarmış
olacağız" dedi. Paladium'un 2007'de Brezilya'nın 2013'e kadar
stratejisini belirlediğini anlatan Büyükekşi, ABD Hazinesi ve
Dubaililer'in de Paladium ile çalıştığını kaydetti. Büyükekşi, "Önce
üst düzey görüşme, sonra paydaşlar belirlenecek. 23 Mayıs'ta çalıştay
yapacağız. Sanayi ve Enerji Bakanlıkları, DTM, DPT, Merkez Bankası,
EPDK, BDDK, Eximbank, sanayiciler, ihracatçılar herkesi davet edeceğiz.
Çalışma bittikten sonra da herkesle paylaşacağız" diye konuştu.
5 - Düşük ihracatı olan
iller için özel çalışma
İhracatı
500 milyon doların altında illere yönelik bir çalışma yapacaklarını da
anlatan Büyükekşi, bu konuda Tınaz Titiz'le anlaştıklarını kaydetti.
İlk planda seçtikleri illerin Zonguldak, Kahramanmaraş, Ordu, Şırnak,
Mardin, Malatya,
Afyon, Muğla ve Karaman olduğunu söyleyen Büyükekşi, "Önümüzdeki döneme
ait ihracat rakamlarını da bu illere ağırlık vererek açıklayacağız. Bu
illere iki ay önceden gidip, ekonomisine bakacağız. Toplantılar
düzenleyeceğiz. O şehirlerle ilgili çalışmaları kitapçıkta
toplayacağız. O şehrin dinamiklerini ortaya çıkartacağız" dedi.
6 - Teşvikte ihracatçı için
pozitif ayrımcılık istendi
Sektörel
ve bölgesel teşviklerle ilgili Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan'la
görüşmeler yaptıklarını belirten Büyükekşi, "Biz krizle birlikte sanal
ortamda para hareketlerinin biteceğini, sıcak para girişinin
azalacağını ve doğrudan yatırımların düşeceğini söyledik. Bu nedenle en
büyük döviz girdisinin ihracat ve turizm olacağını ilettik. Sanayi
Bakanlığı'ndan da ihracata pozitif ayrımcılık yapmasını talep ettik.
Diğer yatırımlara X bir teşvik veriliyorsa, ihracat yapanlara artı 1
teşvik istedik. Kendileri de not aldı" dedi.
Obama mektubunda
"Bu nasıl partnerlik" sitemi
ABD
Başkanı Barack Obama geldiği zaman Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan,
Dışişleri Bakanı Babacan ve Başbakan Yardımcısı Ekren'e bir bilgi notu
sunduklarını belirten
Büyükekşi, "Mektupta, Türkiye'nin ihracatının
2001-2008 profilini rakamlarla çizdik. 7 yılda ihracatımızdaki artış
oranı ortalama yüzde 321. BAE'ye yapılan ihracattaki artış yüzde 1867,
Rusya'ya yapılan ihracattaki artış yüzde 601, İngiltere'ye yapılan
ihracattaki artış yüzde 375, Fransa'ya yapılan ihracattaki artış yüzde
249. Ancak ABD'ye yapılan ihracattaki artış sadece yüzde 37.
Mektupta
sanki görülmeyen bir elin bizi engellediğine dikkat çektik. Çünkü
2001'de toplam ihracatın yüzde 10'u ABD'ye yapılırken, bugün ABD'nin
payı yüzde 3.2'ye düşmüş. Öte yandan ABD'nin ithalatı 2.1 trilyon dolar
olmuş. Bizim payımız yüzde 0.22'ye düşmüş. Ticari partnerliğin söz
konusu olmadığını anlattık. Cumhurbaşkanımızın Irak'a yaptığı ziyarette
benzer bir konu gündeme geldi. Türkiye-Irak sınırında kurulabilecek bir
bölgede hem Irak, hem Doğu Anadolu Bölgesi'ni geliştirmek adına buradan
yapılacak ürünler hiçbir ayrım olmadan, gümrükten muaf olarak işlem
görecek. Benzerinin ABD'ye de yapılmasını istedik. Sayın
Cumhurbaşkanımız Dünya İş Adamları Kongresi'ne katıldığında, bizim
verdiğimiz mektubu ve bu konuyu gündeme getirmiş. Kendisiyle
görüştüğümde, 'Obama bu rakamların böyle olmasına hayret etti. Hemen
'Türkiye ile ticareti nasıl artırabiliriz, geliştirebiliriz' diye bir
komisyon kurulması için talimat verdi. Bu konuda en kısa zamanda bu
çalışmanın yapılmasıyla ilgili iki tarafta da çalışma yapılacak' dedi"
diye konuştu.
İstihdamı korumak için
geçiş dönemi istediler
Türkiye'nin
iç tüketiminin mutlaka canlandırılması gerektiğini belirten Büyükekşi,
Çünkü şu anda dış pazardaki talep daralması bizim düzelteceğimiz bir iş
değil. Biz eni pazar arayışlarına giriyoruz. Halbuki bir geçiş dönemine
ihtiyacımız var. Bu da istihdam açısından önemli" dedi. "AB'ye bu kadar
ihracat yapabiliyorsak, kalite ve fiyatı kabul
ettirmişiz demek ki" diyen Büyükekşi, "Ama bunu insan kaynağımız ile
yapmışız. Ne makine, ne sermaye, insan kaynağı bizim için en önemli
unsur. Üretime ara verirsek bunları kaybederiz. Türkiye bu geçiş
döneminde insan kaynağına sahip çıkıp, kriz sonrasında kaldığı yerden
devam etmeli. Bunun için iç talebin canlanmasını istiyoruz. Bizim 'bir
geçiş dönemine ihtiyacımız var' diyoruz" diye konuştu. İhracatçının
nefes alması için KGF'nin hemen devreye girmesini ve kredilerin
yapılandırılması gerektiğini belirten Büyükekşi, iç talebin canlanması
için de tüketici kredilerinin üzerindeki yüklerle ilgili düzenleme
yapılmasını istediklerini kaydetti. Çin'in ocak ayı ihracatının yüzde
17.4 düştüğünü ancak sanayi üretiminin yüzde 19 arttığını belirten
Büyükekşi, "Çünkü iç talebi canlandırmışlar. Demek ki Çin, iç piyasaya
satmış" dedi.
Hurda indirimi gerekli
ÖTV
indiriminin ardından mart sonu itibariyle satılan araçların yüzde
74'ünün ithal, yüzde 26'sının yerli olduğunu belirten Büyükekşi, "Bizim
için hurda indirimi önemli. Almanya ve Fransa hurda indirimi getirdi,
2500 Euro araç başına verdiler, sektör çok canlandı. Bu sayede bizim
yan sanayicilerimizin ihracatı da arttı. Eskiden oto ana sanayinin
ihracattaki payı yüksekken bu teşviklerle yan sanayinin ihracatı arttı.
Sektörün yılsonuna kadar ayakta kalabilmesi için hurda indirimi çok
önemli" dedi.
İhracatta Afrika'nın payı artıyor
AB pazarının Türkiye ihracatı için çok önemli olduğunu belirten Büyükekşi, yükselen
pazar olarak Afrika'yı gösterdi. Büyükekşi, "Avrupa'nın 2007'deki payı yüzde 57,
2008'deki payı yüzde 49, 2009'un ilk üç ayında payı ise yüzde 46. Bu yılın ilk üç
ayında Afrika'ya yapılan ihracat 2.4 milyar dolar. AB'nin yüzde 25'ine denk.
Ortadoğu'ya ihracat ilk üç ayda yüzde 14'ten yüzde 18'e çıktı. Mısır'a yapılan
ihracat yüzde 141, Irak'a yapılan ihracat yüzde 77, Cezayir'e yapılan ihracat yüzde
76, Libya'ya yapılan ihracat yüzde 56, Suriye'ye yapılan ihracat yüzde 35 arttı. Bu
ülkelerde artış olmasa ihracat yüzde 35'ten daha fazla düşerdi. Ancak herkesin gözü
Afrika'da. Çin'in ABD'nin gözü Afrika'da" diye konuştu.
1.7 TL'lik dolar kuru
için lobi yapıyorlar
Merkez
Bankası ile geçmiş dönemde TİM'in ters düştüğünün ve hatta gazetelere
ilanlar verdiğinin altını çizen Büyükekşi, faiz indirimlerini
memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. Büyükekşi, "Merkez Bankası ile
aramızda çok iyi bir işbirliği var. Merkez Bankası'nın sonuna kadar
arkasındayız. İzlediği politika çok doğru. Artık dünyada en yüksek reel
faiz veren ülke değiliz. Faizler de ilk kez tek haneye indi. Biz bir
miktar daha indirim bekliyoruz. Döviz kuru olarak da dolar için 1.7 TL
lobisi yapıyoruz. Rekabet ortamının bir gereği olarak doların kurunun
1.7 olması yerindedir" diye konuştu.
Kısa çalışmada sıkıntı var
Kısa çalışma ödeneğinde sıkıntılar olduğunu dile getiren Büyükekşi, "15 Nisan itibariyle 3 bin 79 firma başvurmuş. 823'ü kabul edilmiş ve 85 bin 447 çalışan yararlanmış. 192 başvuruya ret cevabı verilmiş.
Başvurusu
incelenen firma sayısı bin 753, çalışan sayısı ise 87 bin 390 kişi.
Ancak başvurular 1.5 ayda realize ediliyor. Biz 'Maksimum 15 güne
düşürün ki, bir işe yarasın' talebinde bulunduk. Çünkü yeterli sürede
cevap alınamıyor. Ayrıca yeteri kadar firmanın bilgi sahibi olmadığını
da gördük. Bu konuda seminerler düzenleyerek bilgilendirme yapıyoruz"
diye konuştu.
Eğilim anketi geliyor
Aylık
ve üç ayda bir olmak üzere eğilim anketi düzenleyeceklerini belirten
Büyükekşi, "Burada her türlü sorular bulunacak. Enflasyon beklentisi,
dolar kuru beklentisi, ihracat beklentisi, her şey olacak.
Her sektörden 10 büyük ihracatçıya ve o ihracatçı birliğinin yönetim kurulu üyelerinin şirketlerine soracağız" dedi.